Magister Artium (M.A.) und Diplom-Sozialwissenschaftler
Universität Duisburg-Essen
Master of Arts in Clinical Psychology
İstanbul Kent Üniversitesi
Bildiğim her şeyi birinden öğrendim. Hipnozu Prof. Dr. Dirk Revenstorf'tan; 1939'da doğmuş, Tübingen'de bir kuşağın terapistini yetiştirmiş, Almanya'da klinik hipnozun bilimsel saygınlığını neredeyse tek başına kurmuş bir adamdan. Vakalarımı onun önüne koyduğum saatlerde, bir efsanenin nasıl konuştuğunu da öğrendim: az, yavaş ve her cümlesi bir sonraki seansta işe yarayan. Ego-State'i Woltemade Hartman'ın ellerini nasıl tuttuğuna bakarak, Kai Fritzsche'nin bir travma vakasında nasıl yavaşladığını izleyerek. Focusing'i Steffen Hieber'in bir dakikalık sessizliğinden; o bir dakikada, bir şey söylemeden, bir insanın içinde bir şeyin hareket ettiğini gördüm. Logoterapiyi Frankl'ın öğrencilerinden, Elisabeth Lukas'ın çizgisinde. Cinsel terapiyi Viyana'da Johannes Wahala'dan, konuşulmayanın nasıl konuşulur kılındığını. Bunların her biri bir borçtur ve bir tek şekilde ödenir: aktararak.
Yıllardır İzmir'de kurduğum enstitülerde bu ekolleri öğretiyorum. Şimdi bu çalışmayı online'a taşıyorum, çünkü öğrenmek isteyen insanlar da artık bir şehirde değil, dünyanın her yerinde: Berlin'de bir psikolog, İstanbul'da bir psikiyatri asistanı, Londra'da bir sosyal hizmet uzmanı, Ankara'da bir danışman, hepsi aynı ekranda, aynı vakaya bakarak. Bunun mümkün olduğunu üç yıldır her gün görüyorum.
Bir ekol, hakkında bilgi edinerek öğrenilmez; bir kez kendi üzerinde yaşanarak öğrenilir. Hipnozu anlatabilirim, ama siz bir kez trans'a girmeden hipnozu bilmezsiniz. Ego-State'i çizebilirim, ama kendi içinizdeki o sekiz yaşındaki çocukla bir kez konuşmadan Ego-State'i bilmezsiniz. Bu yüzden eğitimlerim üç ayak üzerinde durur ve üçü de eşit ağırlıktadır.
Birinci ayak kuramdır: ekolün kurucusu neyi gördü, neden bu yolu seçti, kuramı nereden geliyor, nerede sınırı var. Kuramı bir insanın hikâyesi olarak anlatırım; Erickson'un çocuk felcinden, Frankl'ın kampından, Gendlin'in Rogers'la hayal kırıklığından. Çünkü bir ekol, kurucusunun bir yarasına verdiği cevaptır ve bunu bilmeden ekolü yalnızca ezberlersiniz. İkinci ayak uygulamadır: canlı gösteriler, benim bir katılımcıyla yaptığım ve sonra birlikte söktüğümüz seanslar; sonra üçlü çalışma, terapist-danışan-gözlemci, her hafta roller değişerek. Üçüncü ayak süpervizyon ve kendilik çalışmasıdır: eğitim boyunca kendi danışanlarınızla o ekolle çalışır, vakalarınızı gruba getirirsiniz; ve kendi üzerinizde çalışırsınız, çünkü öğrendiğiniz tekniğin sizde neye dokunduğunu bilmeden onu bir başkasına uygulayamazsınız.
Gruplar küçüktür; herkesin yüzünü görebileceğim kadar. Canlı yapılır; kayıt izleyerek terapi öğrenilmez. Türkçe ya da Almanca; bazen iki dilin karışık olduğu gruplar da oldu ve en iyi tartışmalar orada çıktı. Her modül bir hafta sonu bloğu ya da birkaç akşamdır; program duyuruda açıklanır.
Verdiğim eğitimler, aldığım eğitimlerin aynasıdır. Aşağıda her birini önce bir cümleyle, sonra içindekilerle anlatıyorum; ayrıntılı program her grup açıldığında ayrıca gönderilir.
Trans nasıl kurulur, dil nasıl yavaşlatılır, bir metafor bir semptomu nasıl çözer. Sarkaç yok, gösteri yok; hipnozu bir konuşma biçimi olarak, dirençle savaşmayan ve bilinçdışını ortak olarak alan bir terapi anlayışı olarak öğretiyorum. Eğitimin sonunda katılımcı bir danışanla güvenle trans çalışması yapabilir ve, daha önemlisi, ne zaman yapmaması gerektiğini bilir.
Her birimizin içinde birden fazla kişi yaşar; terapi, onları aynı masaya oturtma sanatıdır. Bu eğitimde önce kendi iç kişilerinizi tanırsınız, sonra bir danışanınkileri haritalamayı, yaralı parçalara güvenle yaklaşmayı, koruyucularla pazarlık etmeyi ve hepsini hipnozla nasıl bütünleştireceğinizi öğrenirsiniz. Travma ve kişilik bozukluklarıyla çalışanlar için temel bir alet çantası.
Bazen sorun kaygı değildir; sabah ne için kalktığınız sorusudur. Frankl'ın üçüncü Viyana ekolü, insanı yalnızca dürtü ve öğrenmeyle değil, anlam arayışıyla tanımlar; terapide "ne eksik" yerine "ne çağırıyor" diye sorar. Bu eğitim, anlam sorusunu klinik bir araca dönüştürmeyi öğretir: depresyonda, kayıpta, hastalıkta, boşlukta ve hayatın basit yorgunluğunda.
Kelimesi bulunmadan önce bedende oturan bir bilgi vardır; Gendlin buna felt sense dedi ve terapinin, insan bu hissi dinlemeyi öğrendiği yerde başarıya ulaştığını gösterdi. Bu eğitim yavaştır, sessizdir ve şaşırtıcı biçimde kesindir. Önce kendi felt sense'inizle tanışırsınız; sonra bir başkasına eşlik etmeyi, yönlendirmeden, yorumlamadan, yalnızca orada olarak.
Ailelerimizde en az konuşulan ve çiftlerin en sessiz acı çektiği alan. Cinsel terapi bir teknik değil, iki insanın bir gün kapattığı bir konuşmanın yeniden açılmasıdır. Bu eğitim terapiste önce kendi utancıyla yüzleşmeyi, sonra çiftlerle cinselliği klinik bir sakinlikle konuşmayı ve ödev temelli, sistemik bir süreç yürütmeyi öğretir. Kültürlerarası ve iki dilli çiftlere özel bir bölüm vardır.
Bu eğitimler meslek eğitimidir, kişisel gelişim değil. Psikologlar, klinik psikologlar, psikiyatristler ve psikiyatri asistanları, psikolojik danışmanlar, sosyal hizmet uzmanları, aile danışmanları, psikiyatri hemşireleri ve ilgili alanların lisansüstü öğrencileri için açıktır. Ruh sağlığı alanında bir temel eğitim şarttır; çünkü öğrettiğim şeyler danışanla çalışırken kullanılır ve danışan bir deneme tahtası değildir. Emin değilseniz sorun; çoğu zaman bir cümleyle çözülür.
Eğitim sonunda kurumlarım adına katılım belgesi verilir: Logoterapi için Viktor Frankl Institute Vienna tarafından akredite Gewissen Logoterapi Enstitüsü Türkiye; diğer ekoller için TÜRKPATENT tescilli ilgili enstitüler. Bu belgelerin ülkenizdeki meslek odasında puan olarak sayılıp sayılmayacağı o odanın kurallarına bağlıdır; Almanya'da Psikoterapi Odası puanı olarak sayılmaz, bunu baştan söylüyorum.
Bir eğitim, bir gün önceden açılmaz; bir grup toplanır, bir tarih bulunur, bir sabah bir ekranda on iki yüz belirir. O sabahı burada ve Kenar Notu'nda duyuracağım: hangi ekol, hangi tarihler, hangi dil, kaç kişi. Şu an bir tarih vermiyorum, çünkü vermediğim tarihi tutamam.
Bir eğitim açıldığında haberdar olmak istiyorsanız, aşağıdaki listeye yazılmanız yeter; grup toplanırken ilk size yazarım. Liste bir pazarlama aracı değildir; adınız yalnızca, söz verdiğim bir sabah için tutulur.
Kurumunuz için kapalı bir grup istiyorsanız, bir klinik, bir dernek, bir üniversite bölümü, onu da konuşabiliriz; program kurumun ihtiyacına göre kesilir.
Bir grup toplanırken ilk size yazayım. Aşağıdaki birkaç satırı doldurun; adınız yalnızca söz verdiğim bir sabah için tutulur, başka hiçbir yere gitmez.
Sorunuz varsa ya da yazmak isterseniz: info@psikosentez.com · WhatsApp +90 544 544 40 60. Terapi ve Danışmanlık için ana sayfadaki ilk söz.